Nereye Gidiyorsun?

Nereye Gidiyorsun?

Ne güzel bir heyecandır gitmek. Bir yerden bir yere, bir şehirden diğerine, bir halden ötekine... Gitmek... Ne büyük arzudur. Herkesin gitmek istediği bir yer vardır. Tüm insanların hayalidir gitmek. ''Gidelim, gideyim, gideceğim...'' Ne çok duyarız ne çok telaffuz ederiz bu sihirli kelimeyi. 

 

 Gidiyorsak bavul hazırlarız heyecanla, en güzel giysilerimizi yerleştiririz özenle. Dolabımızda durmadığı kadar düzgündür bavuldaki kıyafetler. 

 Peki, neden kalmak ürkütür, korkutur ve mutsuz eder? Olduğumuz hal, içinde bulunduğumuz durum, şimdiki zamanda kazancımız, sahip olduğumuz ev, hali hazırdaki işimiz, bu zaman ve bu mekân neden hiç gitmez hoşumuza? Neyden kaçıyor olabiliriz? Gidince ne geride kalacak, onu neden hiç istemeyiz?  En mutlu olacağımız zamanı neden hep gelecekte ve bir koşula bağlı hayal ederiz?   

 

 Kalmak nedir peki, neden hiç kalamayız? Hep bir telaş içerisinde neyin koşturmacasındayız? İstediklerimize sahip miyiz, sahip olduklarımız bir zamanlar istediklerimiz mi? Kimdik, kimiz, kime dönüşüyoruz? En çok kime benzemekten korkup onun yolundan yürüyoruz? Bu soruların cevabını düşünecek kadar cesur muyuz ya da? 

 

 Bunların hepsini sordum kendime, orada ne olduğunu sordum burada olmayan. Cevabı bana iç sesim verdi hiç beklemediğim yerde ve zamanda. 

 

 Huzur...

 

 İnsanın en çok aradığı şey huzur işte… Daha çok parayı huzur için istiyoruz. Sessizliği, sağlığı daha güzel işi, daha büyük evi, daha fazla maaşı… Tüm bunların bizi huzura götürecek yol olduğunu düşünüyoruz.

 

 O yol nerede peki biliyor muyuz?

 

 Hayır, uzakta değil çok yakında, adım bile atmanıza gerek yok. Tam olarak sizde, sizle… İçinizde hem de. Oysa ne çok aradık onu nasıl bu kadar kolay bir yere saklanmış? Nerelere baktık, dağların tepesinde sanıyorduk, ruhumuzun ovalarında düzlükteymiş. Dünyanın öbür ucunda sanıyorduk, kalbimizin iki gözlü evindeymiş. Bu inanılır gibi değil huzur içimizdeymiş. Orada tam olduğu yerde bulduğunda hiç gitmene gerek yokmuş. Kalabilirsin, şimdi burada bu dakikada kalmalısın.

 

 Bak burada yarının telaşı yok, harika.

 Burada dünün pişmanlığı yok, muhteşem.

 Başarısızlık, korku, nefret yok.

 Hırs yok kalbin yorulmayacak.

 Sen varsın yalnızca.

 

 Bu mucize olmalı, kendini kendinde bulman. Huzuru kalbinde, neşeyi nefesinde bulman... Bu mucize kafanı kaldırdığında gördüğün gökyüzü, güneşin batarken ki kızıllığı, bulutların dünyaya su taşıması, ağaçların oksijen yayması…

 Her an bu kadar mucizeyken sen nereye gidiyorsun?