Bir Garip Corona Şakası

Benim sizlerle paylaşmak istediğim ani biraz komik bununla birlikte virüsün hayatımızdaki etkisini ortaya koyması bakımından trajik...

Bir Garip Corona Şakası

                                 

     Bütün dünyada yayılan ve hayatı altüst eden covid-19 mikrobunun ülkemizde ilk tesbit edildiği tarih 10 Mart 2020. Bu tarih pek çoğumuzun hayatında dönüm noktası oldu bile. Önce okulların tatil edilmesi ile sonra da sokağa çıkma kısıtlamaları ile tanıştık. Daha sonra kontrollü sosyal hayat tabiri girdi hayatımıza. Tabi karantina uygulamalarını da unutmamak lazım... Hepimizin pek çok anısı birikti bile virüsle ilgili...

     Benim sizlerle paylaşmak istediğim ani biraz komik bununla birlikte virüsün hayatımızdaki etkisini ortaya koyması bakımından trajik...

     İstanbul'da ikamet eden ben, hem dinlenmek hem de aile büyüklerimi ziyaret etmek için Aydın'a gittim. Herşey yolunda ve tam tatil modunda (ye-iç-uyu-kitap oku-film izle) ilerlerken aldığımız bir haber gündemimiz tamamen değiştirdi. Oturduğumuz apartmanda bir Covid-19 hastası vardı ve daha da önemlisi çocuğu bizim çocuklarla birlikte site parkında oynuyordu. Bir an empati yapın ve " Bu duruma tepkiniz ne olurdu? " kendinize bir sorun...

     Bizim tepkimize gelince... Önce komşular arasında bir telefon trafiği... "Sen duydun mu daire 10'da bir Covid 19 hastası varmış" konuşmaları ve dedikodunun pik yaptığı anlar... 5 dakika içinde bütün apartman olaydan haberdar oldu. Herkesin ortak kaygısı "Babası corona hastası olan çocuk niye hâlâ parkta oynuyor, niye karantinada değil?" Polisi zabıtayı arayalım aile karantinaya alınsın diyenler, çocukları parka göndermeye kim hastalık bulaşır diyenler... Susmayan telefonlar, bitmeyen fısıltılı kapı önü sohbetleri...

      5 dakika sonra Corona hastası olduğu iddia edilen kişinin eşi zilimizi çaldı. .Kızı parkta oynarken çocuklar:

     -Onun babası Corona hastası, onunla oynamayın.

demişler birbirlerine. Çocuk ağlayarak eve gitmiş ve durumu annesine anlatmış. Kadın da hesap sormaya gelmiş. Biz önce ne diyeceğimizi bilemedik. Sonra anlattık olan biteni... Kadın ısrarla böyle birşeyin olmadığını söylüyordu. Peki o zaman bu asılsız haberin kaynağı neydi? Nasıl yayılmıştı?

   Kadın anlatmaya başladı: Eşi böbrek taşı düşürüyordu. Hastanede tedavi altındaydı.Facebook'tan yer bildirimi yapmış, "neyin var " diyenlere de şaka (!) amaçlı "Corona olduğunu" söylemişti.Facebook'taki yorumu görenler ,  görmeyenlere göstermiş ve haber kısa sürede yayılmıştı...Yani ortada Corona hastası kimse yoktu...

    Biz, bir taraftan kadına böyle bir dönemde böyle bir hastalıkla ilgili bu şakanın ne kadar yersiz olduğunu anlatıp, bir taraftan da "coronalı babanın kızı " damgası yiyen küçük kızın gönlünü almaya çalıştık. Tabi ben de 14 günlük karantinaya alınmıyor oluşumuza şükrettim. Zira İstanbul'dan hastalığın merkezinden gidip, Aydın'da karantinaya alınmak alışıldık bir durum olmasa gerek...

    Karşılıklı netlik, işin içine polis ve zabıta girmeden olayın çözüme kavuşmasını sağladı. Bu olay da tebessümle hatırlanacak bir anı olarak, hafızalarımızdaki yerini aldı...