Teslimiyet

Teslimiyet
Teslimiyet;
Olanı, olduğu gibi kabul edebilme erdemiydi.
Sabretmek, akışa izin vermekti.
İlahi sisteme koşulsuz ve şartsız güvenmekti.
O'ndan gelene, O'nun rızası için razı olmaktı.
Saf tutmaktı. Öz'ün safına geçmekti,  ilahi olanı perdelemekti.
Zan'lara degil Yaradana râm olmaktı.
Olanın içindeki hayrı görmeye gönüllü olmaktı.
Olana, O' verdigi icin boyun eğmekti, güvenmekti. 
Kahrında hoş lütfunda hoş diyebilmekti. 
Gözyaşları inci tanesi gibi dökülürken,
dirençsiz, sessiz, telaşsız,
sadece öylece kalmaktı,
şikayetsiz bir bekleyişti,
Gökyüzüne çevirmekti başını,
Her olayın "Olması gerektiği için olduğunu bilmekti" ve 
Her gelenin tekamül yolculuğunda bir ögretici,
Her gidenin ise gitmesi gerektigi ve görevinin bittigini idrak etmekti.
Gelene de gidene de içten bir "eyvallah" diyebilmekti,
sevgiyle uğurlayabilmekti teslimiyet. 
Zorlayıcı her durumun kendi içinde
bir iyilik barındırdığını bilmekti.
Zorluğun içindeki hayrı görebilmekti.
"Sizin hayır sandığınızda şer, şer sandığınız şeylerde hayır vardır. Allah bilir siz bilmezsiniz.’’ ayetine itikad etmekti.
İbrahim Hakkı Hazretlerinin söyledigi gibi;
Haktandır bütün işler,
Boştur gam-u teşvişler,
Ol, hikmetini işler,
Mevlâ görelim neyler,
Neylerse, güzel eyler...
Diyebilmekti teslimiyet..