Biz Nasıl Seviyoruz?

“Hayatınızda biri varsa onu özgürce sevin, köleleştirmeyin. Eğer karşımdaki insanı kendi doğrum için değiştireceksem beni sevdiği için değişecektir, ben de öyle. Çünkü onu seviyorum, ama ben onun esiri olmamalıyım. Karşımdakini o olduğu için her şeyi ile kabullenip sevmeliyim.”

“Bu dönemde kimse sizin yakışıklılığınıza, evinize, arabanıza bakmıyor. Sizin yarattığınız enerjiye ve ağzınızdan çıkan bilgi dolu sözlere bakıyorlar. Eskidendi boş insanlar. Şimdi sevgi dolu insanların zamanı, şimdi uyanma zamanı, birbirinizi özgürce sevin, özgür bırakın zaten yanınızdadır.”

Evet, ilginç bir konu; biz nasıl seviyoruz?!

Biz nasıl seviyoruz insanları, bir düşünü bakalım, gelin ilişkilerinize.

Karı koca ilişkileri; anne baba –çocuk ilişkileri; arkadaş ilişkileri; sevgili ilişkileri.

Nasıl seviyoruz?

Eskiden ben sırılsıklam aşık olurdum, severdim, çok severdim ve o kişiyi hayatımda köleleştirirdim. Yani o benim kız arkadaşım! Hiçbir yere gidemez, benim dışımda bir hareket yapamaz, benim bilgim olmadan hiçbir şey yapamaz, edemez, konuşamaz.

Bugüne kadar yüzlerce binlerce kişiyle yaptığım görüşmelerde hep şunu gördüm: “Ama ben onu çok sevdim!”

Tamam güzel ama, biz öyle bir seviyoruz ki karşımızdaki insanı köleleştiriyoruz kendimize. Karşımızdaki insanı kendi çizdiğimiz sınırlar içine alıyoruz ve ona özgürlük alanı vermiyoruz.

Ben eskiden kıskançtım, paylaşmazdım. Ben onu seviyorum ve eğer seviyorsam benimdir. Ne haddine onun başkalarıyla yemeğe gitmesi, sohbet etmesi. ‘Ondan ben sorumluyum, ben erkek adamım’ deyip karşımdaki kişinin özgürlük alanını kısıtlıyordum. ‘Yapamazsın, edemezsin, gidemezsin.’

Daha sonra binlerce insanla görüşünce (ve bunların çoğu kadındı), bana söyledikleri şuydu:

“Bülent bey, kocam çok kıskanç, bana nefes aldırmıyor. Hiçbir aktivitem yok. Eve kapandım. Ben zaten kocamı seviyorum, ona sadığım. Ben zaten onun hayatındayım. Ama beni öyle sıkıyor ki hareket edemiyorum. O zaman da hayatımdaki insan bana batmaya başlıyor. Çünkü sen beni köleleştiriyorsun, sen beni bastırıyorsun, sen beni kıskançlıklarınla rencide ediyorsun.”

Evet ben bu konuda oturup düşündükten sonra kadınların haklı olduğunu anladım. Eğer benim hayatımda birisi varsa, ben ona güvenmeliyim. Eğer bir şey varsa, o zaten benim hayatımdan gidecek. Evren artık frekansları öyle ince ayarlıyor ki sana yanlış yapan biri zaten hayatından gidiyor. Senin hayatında duramıyor.

Özgür bırakın. Özgür bırakmak demek, “Bana ne?” demek değildir. Yine sevdiğinizi söyleyin, yine merak edin ama sıkmayın. Biz karşı tarafı sıktıkça, onun sınırlarını çizdikçe, karşı taraf da bizim sınırlarımızı çizer. Birbirinizi daha özgür sevin. Daha anlayışlı ve sevgi dolu sevin.

Ben şunu söylüyorum, “Eğer hayatımda biri varsa ben onu özgürce sevebilmeliyim.” Zaten güveniyorum, gittiği yerde yanlış yapmadığını biliyorum.

Biz kıskançlıklarla birbirimizi boğuyoruz, eziyoruz. Küçük kapalı bir kafese kapatıyoruz. Açın kafesin kapaklarını, benim hayatımdaki kişi bir kuş gibi özgür olsun, özgürce uçsun. Zaten gelip konacağı yer benim dalımdır. Benim konacağım dal hayat arkadaşımın dalıdır.

Artık bu dönemde 2010 ve sonrasında de kişilerin birbirlerini yeniden sevmeleri, yine aşık olmaları gerekecek. Fakat eski usül kıskançlık ve güvensizliklerle entrikalarla birbirlerini hapsetmeleri değil.

Hayatınızda biri varsa onu özgürce sevin, köleleştirmeyin. Eğer karşımdaki insanı kendi doğrum için değiştireceksem beni sevdiği için değişecektir, ben de öyle. Çünkü onu seviyorum, ama ben onun esiri olmamalıyım. Karşımdakini o olduğu için her şeyi ile kabullenip sevmeliyim.

Niye bir araya geliyoruz? Eşleşmek için, birbirimize farkındalıklar yaratmak için. Birbirinizi değiştirmekten vazgeçin. Birlikte anlayış içinde olalım, kimseyi değiştirmeye çalışmayalım. Karşımızdakini eleştirip değiştirmeye çalışıp da kendimizi doğru görmekten vazgeçelim. Herkes kendisine göre doğrudur. O kişiyi hayatında tutuyorsan onu olduğu gibi kabullen. Değiştirmeden özgür bırak zaten seviyorsa senindir.

Kıskançlık nedir biliyor musunuz? Çünkü ben de yaşadım. Kendine güvensizlik ve yetersizlik korkusu. Kendimi yeterli görmüyor, kendime güvenmiyordum. Başka bir erkeğin onu benden alacağını düşünüyordum.

Ben yeterli ve güçlü bir erkeğim, şimdi buna inanıyorum. Ben bilinçaltımı buna programladım. Kıskançsanız kendinizi değerli görmüyorsunuz, bir başka insandan daha aşağıda görüyorsunuz. Hepimiz eşitiz. Bedenimiz ikinci planda, birinci planda yarattığımız enerjidir. Bu dönemde kimse sizin yakışıklılığınıza, evinize, arabanıza bakmıyor. Sizin yarattığınız enerjiye ve ağzınızdan çıkan bilgi dolu sözlere bakıyorlar. Eskidendi boş insanlar. Şimdi sevgi dolu insanların zamanı, şimdi uyanma zamanı, birbirinizi özgürce sevin, özgür bırakın zaten yanınızdadır.

Koşulsuz ve kalpten sevgi titreşimiyle iletişim kurma konularını elimden geldiğince Evrenin İlahi Dili "Uyanış" ve Her Şey Hakikati Görmekle Başlar kitaplarımızda kaleme almaya çalıştım. Niyet ediyorum şifa olsun.

Yorumlarınızı yazabilir ve sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz...

Sevgiyle paylaşın

Yorumlar4 Yorum
Cingiz Eıiyev

Cingiz Eıiyev

2018-07-01T15:26:45.000+03:00

Qurani Kerim dişinda görduyum en muhteşem bir başari Aııah razi olsun

Vedat Kocagöz

Vedat Kocagöz

2016-12-10T20:22:55.000+03:00

Bu yazıyı daha önceleri birkaç kez okudum ve şimdi yine sıkılmadan okudum. Verilen farkındalık ve mesajlar o kadar güzel ki yaşamımızda uyulması gereken çok önemli bilgileri paylaştığınız ve farkındalık yarattığınız için çok teşekkürler Bülent hocam insanların en çok sınava tabi olduğu konu ilişliler ve bu yazı tam olarakta aklımızda yüreğimizde yer etmeli mutlu yaşamanın yolu hayatımıza uygulamaktan geçiyor.

Yakup Agirdas

Yakup Agirdas

2016-10-30T18:51:36.000+03:00

Evet. Sevgi ruhun çiçeğidir.

fatma dastan

fatma dastan

2016-10-30T18:34:01.000+03:00

21 gunluk arinmaya nasil katilabiliriz...sevgiyle...

Yorum yapmak için giriş yapınız.

Paylaşım Ligi

NefesAkçe kazanmak için siz de paylaşım ligini inceleyin!

En Yakın Etkinlikler

ICF Onaylı Profesyonel Koçluk Eğitimleri 2019

İlişkilerimi mutlu yaşamak, hayatın sıradanlığından çıkabilmek, potansiyellerimi fark ederek hedeflerim doğrultusunda yol almak, Kendimi Keşfetmek! istiyorum diyenlere; Zihin nasıl çalışıyor ve nasıl yönetebilirim bilgilerinin paylaşılacağı seminerimizde İstanbul kişisel gelişim gönüllüleri ile buluşuyoruz.

2019 Yılı ICF Onaylı Profesyonel Koçluk Eğitimlerimiz

Bireysel Seans Almak İstiyorum

Bireysel görüşme talebi için telefon numaramız: 0542 441 8341

Her zaman

Kitaplarımızı Okudunuz mu?

“Allah’ım bilerek ya da bilmeyerek geçmişte sarf ettiğim tüm kötü sözler için sana sığınırım. Ben dersimi aldım. Tövbe ederim. Şu andan itibaren güzel sözler konuşmayı, hayatı yaşamayı, seni zikretmeyi niyet ediyorum.” "Mucize Şifa" Kitabımızdan

2019
Olumlama Kartları
Farkındalık ve Arınma Kartları

Etrafımızdaki diğer parçalarımıza yardım etmek istiyorsak, öncelikle kendimize yardım edip, farkındalığımızı artırmamız gerekiyor. ‘KADIN’ Olmayı Hatırlamak Kitabı’

Kadın olduğunuzu, sevgi olduğunuzu, değerli olduğunuzu ve kim olduğunuzu hatırlama vakti geldi… ‘KADIN’ Olmayı Hatırlamak Kitabı

Danışmanlık

Tümünü Gör

Kitaplar

  • Herşey Hakikati Görmekle Başlar

  • 2 Tam BİR Tek

  • Evrenin İlahi Dili ‘Uyanış’

  • Kadın Olmayı Hatırlamak

E-Bültene Abone Olun

Arkadaşını Davet Et, İndirim Kazan!

Arkadaş Davet Et