Çıkar Maskeni Dinle Masumun Sesini

Çıkar Maskeni Dinle Masumun Sesini

 

Çıkar Maskeni Dinle İçindeki Çocuğun Sesini

Bir maskeyle zamana karşı yaşama telaşı içindeyiz. Diyorduk ya hani herkes maskesini takmış, gerçek kimliğini saklayıp olduğundan farklı görünme çabası içinde diye. Bak görüyor musun nasıl da düşüncelerimiz  gerçekle bütünlük sağladı yaşamın her karesinde.

Kalabalığın içinde başkalaşma hallerimiz, özenmelerimiz, içten içe kibirlenmelerimiz, kendimizi dev aynasında hissetmelerimiz, makam mevki serzenişlerimiz... Hal ve hareketlerimiz sanki ilacı bulunamayan bir veba mikrobu gibi günden güne yayılıp herbirimize bulaşıyor.

Yalnızlığımızı açıklamakta zorlanıyor, bahaneler üreterek kandırma çalışıyoruz iç sesimizi. Farklı iki karakter yaşatıyormuşuz gibi görmezden geliyor ve duymuyoruz sesini. Halı altına süpürerek  kaldırıyoruz yarattığımız o garip eseri. Nedenlerine çözüm bulmak değil, sonuçlarına odaklıyız. Kısacık roller, senaryolar, tiyatrolar, oyunlar kurarak başrol kahramanı şeklinde oynatıyoruz sahnede kendimizi. Figuranların olmadığı her şeyin emir komuta zincirinde gittiği yaşam sahnemizi oynuyoruz bilinçsizce. Ve herkes oluyoruz sessizce...

Bazen başkasının bakış açısına bürünüp başka kalıplarda aramaya koyuluyoruz kendimizi.Farklı kişilerde, doğadaki canlılarda, farklı duygu selleri içinde anlamlandırıyoruz fikirlerimizi. Söylentileri dinleyip susturuveriyoruz yüreğimizin sesini. Manevi değerden yoksun kalan şevkati, sakladığımız kalpten çıkararak içimizdeki çocuğa sesleniyoruz. Oradamısın? Her şey yolunda mı? Güvendemisin? diye. Kıymetli ve değerlisin bilincini aşılayarak aynadaki yüzümüze bakıp, içten sarılarak ''Kendinden asla vazgeçme! Gerçek zenginlik, o minicik yüreğinde.'' düşüncesini defalarca kendimize hatırlatarak çıkarıyoruz o sahte maskeyi. Akan gözyaşlarımız eşliğinde ağlamanın en doğal halini yerleştiriveriyoruz yüzümüze. İşte beklenen sonuç her şey gerçeksi. Çıkar o seni her şeyden alıkoyan, yoran maskeni. Dinle içindeki masum çocuğun inlemelerini.

Hayriye Çalışkan Acar