Beyaz Pantolon

Şimdi kendime ”işte böyle yargılamaya girersen olacağı bu olur.” diye kendimle konuşuyor, o kişi ile ilgili helalleşme çalışması yapıyordum. Onun da vakti saati vardı. Farkındalığının oluşması için Rabbime dua ediyordum.

Beyaz Pantolon
Karaman/ Kıbrıs

Kıbrıs’ta ikinci defa bulunmam elbette ki tesadüf değildi. Kendimi bulmam, kendimi tanımam ve kendime yönelmem içindi. Rabbim kararlamıştı, mutlaka. Biz seçimimizi buraya gelme yönünde kullandık. Hayat seçimlerimizden ibaretti. Eşimle ikimiz tebdili mekanda ferahlık vardır, sözünü her zaman benimsedik. Tabii ki bu her zaman bizim elimizde olan bir durum değildi. Bu defa Kıbrıs’a gelmek bizim tercihimizdi, eşim emekli olup gelmeyebilirdik. Bu süreç her ne kadar zahmetli olsa da şimdi meyvelerini çok verimli şekilde alıyorduk.

Rabbim nasip ettiyse, biz kullarını birbirine vesile ediyordu. Son zamanlarda arkadaşım kişisel gelişim ile ilgili konuşmalar yapıyor, bilgilerini benimle paylaşıyordu. Benim de her zaman ilgi duyduğum bi alandı.

Kıbrıs’ a gelmeden önce kişisel gelişim ile ilgili kitaplar okuyor bununla birlikte daha çok videolar izliyordum. Ajandama notlar alıyor ve öğrendiklerimi uyguluyordum.

Kişisel gelişim ile ilgili aldığım bilgilerle taşlar yerine oturuyordu. “Allah’ım bu davranışı bunun için mi yapmışım.?” deyip kendimi tanımaya başladıkça korkularımdan dolayı hayatıma sınavlarımı çektiğimi ve geçmişte yaşadıklarımı şifalandırmam için yaşadığımı fark ettiğimde hayatımda çok büyük bir açılım oldu.

Ney kursuna başlayalı 2 hafta oluyordu. Kişisel gelişim, Nefes21 akademi öğrenciliğimde aynı zamanda devam ediyor ve bir yandan diksiyon eğitimimi tamamlamış, güzel dopdolu içeriklere, bilgilere sahip olmuştum. Deselerdi ki; yazma ve konuşma dili farklı diye, “nasıl yani” derdim. Diksiyon hocamız Ahmet Alper Ayana aynı zamanda Ney kursu hocamızdı. Ne kadar da şanslıydım. Alper hocam hem Ney kursu veriyordu ve aynı zamanda bana konuşma dilini sürekli vurguluyordu. Ben yanlış konuştukça “Ayşe hanım değil  olmaz diil” diyordu. Hocam eğitime her zaman her yerde devam ediyordu sağolsun. Özverili öğretimiyle bizlere sesini çok sevdiğimiz Ney’i çalmanın verdiği mutluluk tarif edilemezdi. Aynı zamanda eşimle birlikte katılım sağladığım ilk kurstu.

Kursa geliyor gidiyor, oradaki katılım sağlayan canlarla tanışmış aralarda sohbet ediyorduk. Bir ara arkadaş konuşmasında “Ezan okunurken neden saygı gösteriyoruz.” dediğinde şöyle bi bakış atmışım. Devamında doktorlar ve öğretmenlerle ilgili bi konuşması oldu. Dinlerken “Nasıl yani” derken o kişiyi yargılamaya başladığım an’ı yakaladığımda hemen oturduğum yerden kalkarak daha fazla düşünce üretmemek için içmiş olduğumuz kahve bardaklarını alarak o anki düşüncelerime yenik düşmemek için oradan kısa süreliğine ayrılmalıyı seçmiştim. Beden hareketimiz değiştiğinde duygumun değiştiğini öğrenmiş ve bunu hale geçiriyordum. Bir de düşünce detoksuna başlayalı birkaç gün olmuştu. Kalktım ve bardakları çöpe atmamla içindeki kahve telvelerinin beyaz pantolonumun sağ tarafına sıçraması bir oldu.

Önceden olsa “Ah gitti, beyaz pantolonum şimdi lekesi de çıkmaz, bir daha giyemeyeceğim deyip.”  olumsuz duygular içinde kalırdım. Kendimi, başka bir şeylere odaklayamaz o günü öyle mutsuz, takılı kalmış geçirirdim.

 Şimdi kendime ”işte böyle yargılamaya girersen olacağı bu olur.” diye kendimle konuşuyor, o kişi ile ilgili helalleşme çalışması yapıyordum. Onun da vakti saati vardı. Farkındalığının oluşması için Rabbime dua ediyordum.

 Ney üflemeye devam ediyorduk. O gün yeni başlayan bir arkadaşla tanışmıştım. Enerji ve çakralarla ilgili çalışmalar yaptığını söylemişti. Olumlamalarımda sürekli “Allah’ım senin sevdiğin kullarınla buluştur.” diye sürekli dua ediyordum. Çalışma esnasında muhabbet edince onun da fikrini almak için  “Beyaz pantolonuma kahve sıçrattım, bunun işareti nedir.” deyince bana “Düşüncelerinle geleceğinle ilgili beyaz sayfayı kirletme.” deyince ben şok oldum. Arkadaşa “yaa biraz önce ….. bey’ in söylediğinden ötürü içsel yargıya giriyordum ve hemen fark edip toparlandım.” dedim. Bu yaşadığımı bir uyarı olarak almıştım.

Ben artık enerji boyutunda ne düşünürsem hayatıma hemen onu çekiyordum.

Demek oluyor ki olumlu pozitif düşünerek hayatımıza güzellikler çekebiliyorduk. Ne mucizevi yaratılmış, şükürler olsun.“Evrensel ruh bizi yargılamaz, yargılar insanoğlunun icadıdır. Yargı, kendimizi yapay, çoğu kez idealistçe olan kusursuzluk, ahlak doğruluğu, gerçeklik standartlarına göre yargılarken kullandığımız kıyaslama ve hakimiyet kurma vasıtasıdır.”

                                      

AYŞE ÖZKILIÇ

https://www.instagram.com/ayseozkilic39/

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!