Arayış

Şöyle bir şey olsaydı mesela içindekileri ona gösterebilen, yanında olacak biri olsa. Hani eskilerde olurmuş ya akıl danışılırmışta sorunun cevabını kişinin kendisi bulması sağlayan bilgeler olurmuş. Ama o eskide olan bişey diye geçirdi içinden kadın.

Arayış


Kadın bir çocuğunu okula gönderip küçüğü uyuttuktan sonra kensine bir çay koyarken boğazının düğümlenmesine ve göz yaşlarının akmasına engel olamıyordu. Sabahları yaşanan bu karmaşa ve husursuzluktan artık sabah olmasından, kahvaltı hazırlamaktan, hatta uyanmaktan bile tedirgindi. 
Ne yapsa kendini anlatamıyor tam beni anladı galiba dediği yerde tekrar ipler kopuyordu. İçinin yorgunluğu dışınada vurmuştu ve artık ne eve nede kendine çeki düzen veriyordu. 
Halbuki onu bir kez dinlese haklı olduğunu anlıyacaktı. Ama hiç onun istediği gibi dinlemiyordu ki.
Sebepsiz yere ağlamaları artmış sanki tüm dünya onun tersine dönüyordu. Niye hiç bir şey yolunda gitmiyordu ki?
Tam düşüncelerinin sakinleştiğini hissetti anda  uyuyan bebeği ağlamaya başladı. Daha masayı bile kaldıramamıştı. Sadece bir an olsun içindeki şu sıkışıklık halinden kurtulmak istiyordu.
Gün her zaman ki itiş kakışıyla devam etmeye başladı. Evin işleri, bebeğin bakımı, yemek, derken yine kaybolup gitti kadın. 
Sabahki husursuzluktan kurtulamadığı için suçlu olarak gördüğü eşi ile telefonda 2 defa daha tartışmışlardı. Bu kadar anlayışsızlık onu bunaltmıştı. Niye böyleydi ki herşey? 
Öğleden sonra bir arkadaşı aradı yaşadığı durumları onunla sık sık paylaşıyor ve kendisine yapılan haksızlıkların içinin el verdiği kadarını ona anlatıyordu. 
Arkadaşı ona bir kitaptan bahsetti. Bahsetti bahsettide sanki kadının zamanı mı vardı?  Herşey üstüne gelirken nasıl vakit ayırıp kitap okuyacaktı? Hem zaten evde daha okumadığı bir çok kitabıda vardı. 
Bütün bu düşüncelerle bir tarafıda merak ediyordu. Dışarı çıktığı bir gün aldı kitabı. Okumaya başlaması da anlamasıda öyle bir çırpıda olmadı. Kitap bir anda hayatınıda değiştirmedi. Sadece içindeki çok diplerdeki ümidin farkına varması birazcık onu rahatlattı. Bu hali geçebilirmiydi? Haklı olduğunu insanlara anlatabilirmiydi? Çünkü haklıydı. Haksızlığa uğradığını düşünmek bile içindeki ateşi körüklüyor içi durmadan konuşuyordu. 
Kitap ve yazarını araştırmaya başladı. Belki yüzyüze görüşse yada başka kitaplarınıda okusa daha iyi hissederdi kendini.
Kadın yine kargaşa dolu bir sabahtan sonra artık bu işin böyle devam etmiyeceğini anladı. Kendi için bişeyler yapmalıydı. Ama ne?
Daha önce psikolog, psikiyatr denemişti. Onlara gitmek istemiyordu? 
Şöyle bişey olsaydı mesela içindekileri ona gösterebilen, yanında olacak biri olsa. Hani eskilerde olurmuş ya akıl danışılırmışta sorunun cevabını kişinin kendisi bulması sağlayan bilgeler olurmuş. Ama o eskide olan bişey diye geçirdi içinden kadın.  Belki böyle bir şey bulamazdı ama yinede yine de bir yardım almalıydı. 
Okuduğu kitabın internet sitesindeki seans butonunu tıkladı ve numarayı aradı.
Ne olucağını nasıl olucağını bilmiyordu. Hem zaten seansa gidicek ne zamanı, ne bebeğini bırakabilecek birisi, ne de öyle aman aman bir parası vardı. Yine de aradı. 
Seansların telefonda olabileceğini öğrendiğinde öyle sevindiki. İçindeki umudun biraz daha diplerden yukarı çıktığını farketti. Ücrette biraz düşündü. Biraz onu aşıyordu ama içinin biraz olsun tamam dediğini hissetmek onu yüreklendirmişti. Bişeyler içinden olur diyordu. Ama neydi o şeyler bilmiyordu. Ön görüşne için sözleştiler. Daha 3 gün vardı görüşmeye. Ama içinde bir kıpırdanma bir sevinç vardı. Uzun zamandır bunu yaşamamıştı . Bu 3 gün içinde sık sık yüreğini bu sevinç kaplıyor ve  aklındaki karmaşayı kovuyordu. Gerçekten olabilirmi çıkabilirmiydi bu çıkmazdan?
( Hikayenin devamı diğer yazımda)