Corona Öncesi ve Sonrası

                                               Corona İle Gelen Yeni Hayat

 Dört beş ay öncesine kadar hayat çok rutindi. Zaman hep yetersiz kalıyordu. Hiçbir şeye yetişemiyordum. Zaman adeta hız treni gibi ilerliyor, yetişmek için her gün biraz daha hızlı olmam gerekiyordu.

       Tam da bu anda dünyada Corona salgını diye bir şey duyuldu. Bir anda dondum kaldım. Günün o yetişemediğim saatleri, o koşuşturmaca bir anda boşlukta kaldı. Normalde yaptığımız arkadaşlarla kahve içmek sıradan bir şeyken artık lüks olmuştu. Hatta bir dostumuzun bize ihtiyacı olduğunda onu sakinleştirmek ve ona yanında olduğumuzu hissettirmek, şevkatle omuzuna dokunmakta artık yoktu. Biz Türkler sevgimizi genellikle dokunarak gösteririz. Sevdiğimiz insanlara sarıldığımızda kendimizi güvende hissederiz.

       Artık sevdiklerimizi karşıdan sevmeyi öğrenmenin zamanı gelmişti. Sözlerimizle sevdiklerimize onların yüreklerinden öpmeyi ve gözlerimizile sarıp sarmalamayı öğrenmenin zamanı gelmişti. Şimdiki durum bize teknolojiyi daha iyi kullanmayı, yan aparmandaki arkadaşımız bile olsa online olarak görüşmeyi öğretti. Hatta eskiden pek de rağbet görmeyen online eğitimlerin yıldızı parladı, Evimizin konforunda eğitim almak da çok farklı bir keyif.

       Evde kaldığımızda ailemize hiç ayırmadığımız kadar zaman ayırdık. Belkide hayatımızın ençok zamanını ailelerimize verdik. Kimileri birlikte yaşamanın mümkün olmadığı aileler olduklarını farketti, kimileriyse ailesi ile zaman geçirmenin ne kadar güzel olduğunu öğrendi ve ilişkilerini onarmanın yollarını buldu. Kendi içimize dönüp kendimizi dinlemek, içimizi dinlemek iyi geldi. Hatta evde yarım kalan işleri tamamlamak için de iyi bir fırsat oldu. Kitap yazmak isteyenler için harika zaman oldu.

       Benim de yarım biraktığım işlerimi tamamlamak, yazı yazmaya başlamak ve evde kalan ipleri değerlendirmek için iyi bir fırsat oldu. Zaman zaman sıkılsam da olumlu yönlerine odaklanmayı tercih ettim.

       İnsanları düşündük. Hatta bugüne kadar hiç merak etmediğimiz diğer ülkelerdeki insanların, yaşayıp yaşamadığı ile ilgilenmeye başladık. Ülkemizdeki hasta sayısı, iyileşen hasta sayısı, ölen hasta sayısı ve bölgemizdeki salgın durumu gündemimiz oldu. Bu duygular yanında  başka duyguları getirdi. Ramazan ayının gelmesi ile birlikte işsiz kalan aileler nasıl? O konuları düşünmeye başladık. Onlara nasıl yardımcı olabiliriz? Hayat görüşümüz salgın itibariyle birden değişime uğradı. Beş ay önceki hayallerimiz ile bugünkü  hayallerimiz arasında çok fark var, sanki birden olgunlaştık. Eski şikayet ettiğimiz şeyler önemini yitirdi. Eskiden normal saydığımız birçok şey ütopik gelmeye başladı, yeni durumlar, yeni oluşumlar geldi.Bu değişime ve oluşuma ayak uydurabilenler bu dönemde daha az sıkıldılar. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yeni oluşumlarda yeni umutlar bulmak yeni hedeflerimiz olsun.

Sevgiyle kalın;

Firdevs MANDACI

Profesyonel yaşam koçu