0 & 1

Bu ikili sistemi olaylara, ilişkilere, yani hayatımızın her alanına oturtup okuduğunuzda başınıza gelen güzellikler anlam kazanıyor.

0 & 1

Dünya üzerinde yaşadığımız hayatın kodu 0 (sıfır) ve 1 (bir) dir.

Bilgisayarların makine kodu da 0 (sıfır) ve 1 (bir) dir.

Türk alfabesinde karşılığı 0 (sıfır) = O 1 (bir) = L  yani O L dur.

Bu bilgiyi öğrendiğimde ne yapacağımı bilememiştim.

Hatta ilk duyduğumda anlamadığım için eeeeee yani ne demek istiyor.

Bundan ne anlamam gerek ki diye düşünmüştüm.

Sıfırın  (0) ve birin (1) temsil ettiği şeyleri daha detaylı öğrenince tepkim şuna döndü.

Hıııııııı anlamaya başlıyorum galiba.

 Bizler yaratılış itibari ile her şeyi zıttı ile bilebilen varlıklarız. Algılayışımız bunun üzerine kurulu.

Sıcak-soğuk /ön-arka/ sağ-sol / aşağı-yukarı / sert -yumuşak/ gece-gündüz / geçmiş-gelecek

karanlık-aydınlık .......vb. bu listeyi uzatabiliriz.

Gece - gündüz ikilemesinden örnek verecek olursak, buradaki ikilik bize tamamlanmayı anlatıyor.

Şöyle ki ; sürekli gece ya da sürekli gündüz olduğunu hayal edelim. Biyolojik saatimiz şaşar.

Ne uyuyabiliriz. Ne de verimli oluruz.

Canlılığımızı sürdürebilmek için güneşin yaydığı ışıklara ihtiyacımız var.

Dinlene bilmek içinde gece karanlığını ararız.

Gece ve gündüz nasıl da tamamlandı. Denge kuruldu.

Bu iki diye gördüğümüz olay gece ve gündüz, bir günü meydana getirdi.

Burada, gece 0 (sıfır), gündüz 1 (bir) buluştuklarında ortaya çıkan = gün.

Bu ikili sistemi olaylara, ilişkilere yani hayatımızın her alanına oturtup okuduğumuzda

başımıza gelen güzellikler anlam kazanıyor.

İkili sistemi, sağlığımızda yaşadığımız rahatsızlıklara uygulayalım. 

Çok düşündüğümüzü, zihnimizi fazla yorduğumuzu hayal edelim.

Düşünce eril enerjidir. (1) Hareketlidir. Sinirler arası elektriksel hareketlerdir.

Bu hareketler çok fazla olunca bir (1) ile temsil edilen eril enerjiye fazla kayar, denge bozulur.

Düşüncenin karşı tarafı dişil enerji kısmı (0) sıfır duygudur. Duygu durağandır. 

Sakindir. Zihnimize ilk düşünce gelir, duygu arkasından doğar.

Fazla hareketli düşünceyi dengeye getirmek için sistem beyni bir şeyle yavaşlatır ve sakinleştirir.

Bu bir şeye biz rahatsızlık diyoruz.

İkili sistemi hayatımızda okumaya başladığımızda puzzle parçaları birleşiyor.

Büyük resim görülmeye başlıyor. 

Böylece bizim sıkıntı diye gördüğümüz rahatsızlıklar, olaylar her daim bizi dengeye getirmeye ve

tamamlanmaya olan ihtiyacımızdan yaşadığımızı idrak ediyoruz.

Bunları fark edebilenlerden olabilmek niyetiyle.

Tülay BOZER - Profesyonel Koç

 

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!